GündemKöşe Yazıları

Cumhurbaşkanımıza Mektup

Sayın Cumhurbaşkanım ben mektubumu size açık adresle yazıyorum. Ne mikrofonumu açık unuttum ne de söylediklerimi öyle süslü püslü olsun diye yazıyorum.. İçimden ne geliyorsa kalemim onu yazıyor ve umut ediyorum ki inşallah size ulaşır.

Bildiğiniz üzere ramazan ayının son gecesin de biraz hüzün ama yanında mutluluk. Bir yandan Ramazan- i Şerif bitiyor diye üzülüyorken bir yandan da bayrama kavuştuğumuz için seviniyoruz çok şükür. Müslüman bir ülke olarak Ramazan ayını dolu dolu geçirdik. Gönül sofraları kurarak  muhabbetler ettik gönül bağını en güzelinden kurduk. Her gün ve gecesi ayrı ayrı bir evin kapısını çalarak dualarını aldık. Sayın Cumhurbaşkanım biz sizin güzelliklerinizi  televizyonlardan seyretsek de gönüllerimiz dualarımız bir biliriz.. Ramazan ayının son demlerinde her ilde bir iftar programı oldu köprüler kuruldu. Milletvekilleri katıldı yediden yetmişe hem sofralarda hem de dualarda buluşuldu. Ancak böylesi güzel bir ayda Milletin vekili çıktı bir gönül almak varken bir gönül kırdı. Hem de öyle bir gönül kırdı ki kırılan gönlü duyanında gönlü kırıldı..  Eğitim, örf adetlerimiz,  saygınlığımız, saygımız, ağzından çıkanı kulağımız duymuyorsa ne anlamı kalır o makamın mevkiinin. İster o mikrofon açık olsun dünya alem duysun, ister kapalı kalsın yanındaki duysun, gönül almayı bilmiyorsan bari yıkılmasın bir gönül dilinden. Allah bizleri okumuş cahillerden korusun. Belki bu mektup size ulaşamayacak belki de hiç yazdıklarımı okuyamayacaksınız.. Kim bilir belki de hiç haberdar bile olmayacaksınız. Ama eminim ki siz haklının yanında olup haksızlığa göz yummazsınız. Saat şuan 04.15 Arife sabahının nuruyla uyandık son sahurumuzu yaparak dualarımızı ettik. Yıllar önce daha çocukken girdiniz kalplerimize. Sizinle büyüdük sizinle öğrendik. Belki kızınızın yaşındayım belki de büyük yada küçük. Gerçi fark eder mi ben bu ülkenin genci, bu vatanın geleceği olan gençlerden bir tanesiyim sadece. İnsan yıllar geçtikçe öğreniyor mal mülk değil, makam mevki değil, gönül ve insan kazanmanın daha önemli olduğunu. İnsan kendi örf adetlerini yaşatmak için yaşıyor. Nesilden nesle aktarmak için uğraşıyor.  Hoşgörü, merhamet, vicdan, büyüklerimize saygı ve küçüklerimize sevgi vb. Daha sayamadığım nicesi. Bizler bunlarla büyüdük. Herkesin gözlerinin üzerinde olduğu insanların örnek olması gerekirken, köstek olması saygınlığını bozması bu kadar da olmaz dedirtiyor insana. Hiç ummadığım zamanda belki karşılarız sizinle umut ediyorum inşallah bir gün diyorum. Ben bir kız çocuğuyum, okudum geleceğimi kendi kalemimle kendim yazmak kendim kurmak istiyorum. Şuan Ünye’de Alp Medya Ajans’ta çalışıyorum. Bana çok şey kattı biliyorum. Kim bilir belki dünyanın örnek aldığı yerlerde olurum. Bunu size söylüyorum çünkü kız çocuklarına örnek olmak istiyorum. Yolumun bu yüzden hep açık olacağına inanıyorum. Sizden de tek ricam bizim yolumuz doğruyken, saygımız herkese sonsuzken, ister milletin vekili olsun, ister bir yeri yönetiyor, kimsenin kimseye saygısını bozmaya, hakaret etmeye hakkını olmadığını, haddini bilmesi gerektiğini bildirmenizdir. Saygılarımla

admin

admin

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu