GündemKöşe Yazıları

Duygusal Yeme!

Son günlerde yaşanan acı olaylar hepimizin yaşamında izler bırakıyor. Maruz kaldığımız stres, üzüntü, anksiyete, korku, öfke, çaresiz ve yetersiz hissetme gibi duygular birçok kişide uyku ve beslenme düzeni gibi günlük rutinleri etkileyecek boyutlara ulaşabiliyor. Ani iştah kesilmeleri ve iştah artışları, tıkanırcasına yeme davranışları, aç hissedilmediği halde karşı koyamadınız yeme isteği yaşıyorsanız yalnız değilsiniz. Duygusal yeme olarak adlandırdığımız bu kavrama gelin yakından bakalım.

Duygusal yeme, bireylerin olumsuz duygulara (kaygı, endişe, depresyon) maruziyeti ile ortaya çıkan yeme davranış eğilimlerini ifade etmektedir. Bireylerin duygusal kaynaklı beslenme davranışı aşırı yemenin yanısıra, şiddetli kalori kısıtlamaları ile de kendini gösterebiliyor. Birçok kişi sadece beslenme ve açlık hissettiği için değil, aynı zamanda zevk almak ve olumsuz duyguları hafifletmek için yemek yeme eğilimi gösterebilir. Bireylerin olumsuz duygularının baskılanması ve olumlu ruh halini yükseltmek için daha fazla yemek yedikleri ve bu davranışı sürekli bir alışkanlık haline getirdikleri gözlenebilir.

Duygusal yemenin sağlık üzerinde önemli psikolojik ve fiziksel etkileri vardır. Duygusal ve bilişsel unsurlar da dahil olmak üzere bireylerin psikolojik özellikleri yeme alışkanlıklarını ve ağırlık kontrolünü etkileyebiliyor.Olumsuz duygular bireyin yemek yerken kendisini kontrol etmesine engel olabiliyor, bu durum da bireylerin sağlıksız yiyecekler tüketmesine yol açıyor. Duygusal yeme davranışının, bireyler tarafından yüksek enerji ve yüksek yağ içeren besinlerin daha fazla tüketilmesine ve bunun sonucunda daha yüksek beden kütle indeksine yol açtığı, fazla şekerli yiyecek tüketme eğiliminin olduğu ve bu durumun vücut ağırlığını etkilediği belirtilmiştir.

Duygusal yeme davranışı genel olarak obez ve fazla kilolu bireylerde görülse de bu durum her zaman geçerli değildir. Normal vücut ağırlığına sahip, hatta zayıf bireylerde dahi duygusal yeme söz konusu olabiliyor. Duygusal yeme davranışı cinsiyete göre de farklılık gösterebiliyor. Kadınlarda stres, endişe, gerginlik ve kaygı durumlarında duygusal yemenin daha fazla olduğu belirtilmiştir. Kadınların daha fazla depresyon ve kaygı bozukluğuna yatkın olabilmeleri nedeniyle duygusal yeme davranışının erkeklere göre artabileceği de öne sürülmektedir.

Olumsuz duygu ve düşünceleri engellemek ve bu duygularla yüzleşmemek için yemek yemeyi kullanmak kısa süreli bir kaçıştır. Önüne geçilemezse kişide sağlık açısından birtakım sıkıntılara neden olabilir.

Duygusal Yeme İle Başa Çıkmanın Yolları

Stresle baş edebilmenin öğrenilmesi duygusal yemeyi önleyeceğinden bu konu üzerinde çalışılmalıdır. Tek başına üstesinden gelemiyorsanız profesyonel bir destek almalısınız.

Sağlıklı beslenme konusunda farkındalık yaratılmalı, bilinçli bir farkındalık (mindfulness) sayesinde duygu ve düşüncelerinizi, içinde bulunduğunuz ortamı fark ederek kabullenme halinde olmalısınız.

Egzersiz ruh halini düzenleyen en önemli yollardan biridir ve duygusal beslenmeyle başa çıkmada çok etkili bir tedavi işlevi görür. Farklı şiddette yapılan düzenli egzersizler insanların fiziksel ve psikolojik sağlığına olumlu etki etmektedir. Özellikle açık havada yapılan yürüyüşler depresyonu ve duygusal yemeyi önleyeceğinden bu dönemde  fiziksel egzersize yönlenebilirsiniz.

Farkındalıkla yemeyi öğrenin. İçsel ve dışsal süreçlerle ne yenildiğinden ziyade, yeme davranışının nasıl ve neden oluştuğunu fark etmek, fiziksel açlık ve tokluk sinyallerini içselleştirip duygu ve düşüncelerinin farkında olmak, çevresel etmenlerden, besin seçimlerini yargılamadan o anda tüketilecek besine odaklanarak yemeye çalışın.

Seçici olun. Yemek yerken, hazırlarken, market alışverişi yaparken  tercihlerinizi sağlıklı besinlerden yana kullanın ve ne kadar yediğinizin farkında olun. Yemek yerken amacınızın fizyolojik ihtiyaçlarınızı karşılamak olduğunu unutmayın.

admin

admin

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu