EkonomiGündemİlçelerÜnyeYaşam

Emekliler Yapılan Zammın Altında Kaldı

Emekli maaşları zamlarının TBMM Plan Bütçe Komisyonu’ndaki görüşme sırasındaki karar ile en düşük emekli maaşı 2.500 liradan 3.500 liraya çıkarıldı.

Emekli maaşlarına yapılan %20’lik bir zammının açıklanmasının ardından, kimi emekliler tarafından tepkiyle karşılanırken, bazı emekliler ise yeterli bularak düzeleceğinin umuduyla bekliyorlar.

Yapılan zamlardan sonra Alp Tv mikrofonlarını uzattığımız emeklilere, memnun musunuz? Diye sorduk. Ancak aldığımız yanıtlar hiç kuşkusuz hayat pahalılığından şikayet ederek sitem dolu sözlerle karşılaştık.

Emekli Maaşlarımız Yetmiyor!

Yıllardır çalışıp çabalayıp emeklilik hayali kuran vatandaşlar, tam emekli olduk rahat bir nefes aldık derken, Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir dönemde, maliyetlerin ve zamların alıp başını gittiği ve vatandaşın kara kara düşünerek ne yapacağını bilememesinden dolayı artık hayalleri suya gömüldü.

Bazı vatandaşlar emekli olduğu halde hala çalışmaya devam ederken bazıları ise ayağını yorganına göre uzatarak yetinmeye çalışıyor.

Yapılan zamları değerlendiren vatandaşlar ise sitemlerini ve görüşlerini ifade ederken şu ifadelere yer verdiler:

Verdikleri emekli maaşın bir ay değil üç gün zor yeteceğini söyleyen Ali Bulat,

“ Verdikleri emekli zam mı bir ay değil 3 gün ancak yeter. 3 bin liradan ne olur. Bir tüp, elektrik su kaç lira oldu. Neyi ödeyeceğiz 3 lira ile. Emekli maaşı bayram ikramiyesi hepsi onların olsun. Ben istemiyorum. Biz onlara hediye ediyoruz.”

İsmini vermek istemeyen bir vatandaş ise zamlardan şikayetçi olmadığını söyleyerek, yaşananları şu şekilde değerlendirdi,

“ Benim şu an emekli maaşım kesildi. Ancak yine de bu durumdan şikayetci değilim. Allah devletimize zeval vermesin. Yaşanan bu sıkıntıların bayramdan sonra düzeleceğine inanıyorum. Her şey çok güzel olacak.”

Gençliğimiz Bu Ülkeye Hizmet İle Geçti

Gençliğinin baharında yıllarca bu ülkeye hizmet vererek gecesini gündüzünü çalışarak geçiren emekliler, emeklerinin karşılığının bu şekilde olmamasını, aldıkları maaşın eriyip giderek, enflasyona yenik düştüklerini söylediler.

Farklı meslek guruplarından emekliliğe ayrılıp, emekliliğin tadını çıkarmak yerine hala cefasını çekiyoruz diyen emekliler, emekli olduktan sonra gördüğümüz tek şey yoksulluk diyerek duygularını anlatmakta güçlük çektiler.

20 yıl önce itfaiyeden emekli olan Mustafa ince, zamlardan sonra yediğimiz içtiğimiz bir çorba diyerek şunları söyledi:

“İtfaiyeden emekli olalı 20 yıl oldu. Kravat boynumda gece gündüz çalıştım. Emekli olunca aldığım maaş 4.200 lira. Çocuklarımı okutmak için evimi kaybettim. Geçen kış faturalara bin lira verdiysek, bu yıl 2 bin lira doğal gaz faturası öderiz. Bu millet ne yapacak. Ben böyle yönetim görmedim. Millet çorbaya talim oldu. Bu milleti öldürmeye mi karar aldılar anlamıyorum. Milletin gideceği hastaneyi Fatsa’nın sınırına götürdüler. Hastane olacak yere zengin adam Burunucu’nda gökdelen yaptı. Orada olsaydı insanlar yürüye yürüye gider. Şimdi hastaneye gidip gelme taksi parası 150-200 lira. Ben emekli maaşım ile bisiklet bile alamam. Konuşacak bir şey bırakmadılar.”

Selim Topçu:

“ Günün şartları bu şekilde yapılacak bir şey yok. Bütün emekliler ve çalışanlar şuanda enflasyona yenik durumda. İnşallah bundan sonra Türkiye’nin şartları değişir ve güçlenir. Her şey düzgün gider. Ekonomik koşullara baktığımızda 3.500 lira alanda 10 bin lira alanda ay sonunu çıkaramaz.”

Yasa gereği zaten temmuz ayında emekli maaşlarına zam yapılması gerektiğini söyleyen avukat Arif Yörükben, vatandaşlara konuyu ulufe ve özel bir gayret gibi göstermesinler diyerek hükümete seslendi.

Yörükben:

“ Maaşları yükseltmeden önce her şeyin fiyatını yükseltiler. Fiyatlar aldı başını gitti. Bir A4 kağıdı 18 liradan 90 liraya çıktı. Daha ne kadar yükseltebilirler. İsterse şimdi 4 misli yükseltsinler. Demir, çimento, ev fiyatlarını nereye çıktı. Emekli maaşını 2.500 liradan, 3.500 liraya çıkardılar. Ceplerinden mi veriyorlar bu parayı. Yasa gereği zaten Temmuz ayında emekli maaşlarının yükselmesi gerekiyor. Hükümet bu konuyu, bir ulufe, özel bir gayret gibi takdim etmesin. 20 yıldır emekliyim. Emekli olduğum günden bu yana çok devran değişti.  Önemli olan bu ülkenin imkanları rasyonel kullanılmadı. Betona döktüler. Minalar Yaptılar. Bu şehre ihanet ettik vesaire dediler ama en nihayetinde ihanetlerine de devam ediyorlar. Bu ülkenin insanlarını, beşikteki bebeği bile borçlandırdılar. Bu toplumu sadaka kültürüne alıştırdılar. Sosyal yardım alan insanların sayısı arttı. Ellerine muhtaç ettiler. 5 müteahhit zengindi onu 50 müteahhit yaptılar.

Muzaffer Bey.

“ İnsanoğluna 100l irada yetebilir, 200 lirada yetebilir. Gençlere babası 3 bin lirada verse yetmez. İnsana göre değişir. Kimsenin gözü doymaz. Markete girdiğinde 2 kilo bir şey almak varken, paran varsa 5 kilo alırsın. Hayat pahalılığı çok var. Türkiye Cumhuriyeti’nde dün 20 liraya aldığın bir şeyi bugün 100 liraya alıyorsun. Evinde çoluk çocuğu olup 4-5 nüfusu olana Allah yardımcı olsun.”

Haşim civelek:

“ 2000 yılından sonra emekli oldum. Benim maaşım en düşük primden yapıldı. Böyle yapanlara hakkımı helal etmiyorum. Bugün en düşük emekli maaşı alan benim. Hiç zam verilmeyen yine ben oldum. Böyle bir kanun var mı.2001 yılından bu yana değişen tek şe yoksulluk. Ülkede emekli olmak ölümdür. Hayat pahalılığını düşürmedikten sonra isterse 10 bin lira yapsın bir şey ifade etmez.

Haber: Gülten KODAL

admin

admin

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu