GündemKöşe Yazıları

Gizli Salgın: Obezite!

Obezite, psikolojik ve fizyolojik sorunlar ile ekonomik yükü giderek artan, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen kronik bir hastalıktır. Hem çocukluk çağında hem de yetişkinlerde  görülme sıklığı her geçen gün arttığından tüm dünyada en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir. 2016 yılı verilerine göre dünya nüfusunun 1,9 milyarı fazla kilolu ve 650 milyonu obez erişkinlerden oluşmaktadır.

Obezitenin tanımı yapılırken birçok parametre kullanılabilir. Bunlardan biri beden kitle indeksi(BKI)  dediğimiz yöntemdir. Kilonuzu boyunuzun karesine bölerek siz de beden kitle indeksinizi hesaplayabilirsiniz.

Obezite tanısı BKI’ne göre;

  • <18,5 = zayıf
  • 18,5-24,9 = Normal
  • 25-29,9 = fazla kilolu
  • 30-39,9 = Obezite
  • 40 ve üzeri Morbit obez olarak kabul edilir.

Bir diğer yöntem ise bel çevresi ölçüsüdür. Bel çevresindeki yağlanma özellikle kalp- damar hastalıkları açısından risk teşkil eder.  Mezura ile göbek deliğinizin 2 parmak altını ölçerek bu sınıflandırmadaki yerinizi bulabilirsiniz

Obezite bel çevresine göre: Erkeklerde 94 cm üzeri riskli, 102 cm üzeri yüksek riskli olarak sınıflandırılır. Kadınlarda 82 cm üzeri riskli, 88 cm üzeri yüksek riskli olarak sınıflandırılır.

Obezitenin Neden Olduğu Sağlık Sorunları

Obezite, tedavi edilememesi ve tekrarlaması durumunda birey ve toplum sağlığı açısından ciddi yıkıcı sonuçlara neden olabilir. Obezite, insüline bağlı olmayan diyabetes mellitus(şeker hastalığı), koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, bazı kanser türleri, sindirim sistemi hastalıkları, karaciğer yağlanması, yüksek kolesterol, adet düzensizliği, polikistik over sendromu, lenfödem, uyku apnesi ve kas-iskelet sistemi hastalıkları(bel fıtığı, kemik erimesi, eklem rahatsızlıkları) gibi hastalıklara neden olmaktadır. Bu nedenle obezite ülkelerin  sağlık harcamalarında önemli bir yer tutar ve kişilerin yaşam kalitesini ciddi oranda düşürür.

Obezite ile Mücadele

Obezitenin gelişiminde genetik yatkınlıklar, çevresel ve psikolojik faktörler arasında karmaşık bir etkileşim söz konusudur. Obezite ile mücadelede yaşamı daha sağlıklı ve kaliteli hale getirmek için yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının kazanılması ile fiziksel egzersizin arttırılması gerekmektedir. Obezitenin tedavisinde kişiye özgü tedavi uygulamalarının yanı sıra psikolojik değişkenlerin etkisi dikkate alınmalıdır.

Kilo kaybının sağlanması, bireylerin sağlıklı beslenme alışkanlıklarını geliştirmesi, düzenli olarak fiziksel aktivite yapılması, sebze ve meyve tüketiminin arttırılması, fast-food ve paketli ürünlerin tüketiminin kısıtlanması, yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması obezite ile mücadelede ve korunmada uygulanabilecek ilk adımlardır.

 

 

admin

admin

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu