Köşe YazılarıGündem

Özgür Gazetecilik Mi? Kopyala Yapıştır Mı?

Çağ değişti, mertlik bozuldu. 1988 yılında başladığım bu meslekte ne badireler atlattık, burayı 24 saat içinde terk et yoksa seni mermi manyağı yaparım, sen benim kim olduğumu bilmiyorsun sana öğretirim gibi bir yığın laf işit ama hiç kimseden korkmadan yolumuza devam ettik. Ülkede iki yılın altında aldığın cezalarda ya kamu kurumunda denetimde serbestlik maddesi gereği çalışır cezanı çekersin, yada benim gibi 10 gün 10 gün iki defa cezaevinde haberlerim karşılığında kapalı da yatarsın.

Gelelim sadede, dedim ya çağ değişti şimdi her kurumun kendine has basın bürosu var, oradan gazetecilere haberleri yazıp atıyorlar. Bu basın mensuplarının işine gelmeye başladı, zahmetsizce haberi alıp gazeteye veya internet sitesine kopyalayıp yapıştırıyor. İçini okuma bile okumayanlar var. Nerden anlıyorsun derseniz, mesela sayın başkanımız veya vekilimiz her ne derseniz deyin çünkü o birim kime bağlı ise ona o şekilde hitap edeceği için gelen metin kopyalanıp atılıyor zahmetsizce. Sonrada diyoruz ki piyasada o kadar gazeteciler çoğaldı ki. Bir basın kuruluşunda çalışmış etrafı az çok çözmüş ve eline cep telefonu alan herkes faceden bir yer açarak gazeteciliğe başlıyor. Dedim ya çağ değişti dijitale döndü, eskiden gazeten olmazsa veya bir ulusal ajansa muhabirlik yapmaz isen bu vasfı alamıyordun.

Şimdi onlarda aşıldı, kurumlar bayramları bile es geçmeye başladılar. Mesela Ak parti bayramlaşması basına haber verilmedi, verilmesi de gerekmez. Ancak eğer oraya bir milletvekili, bir büyükşehir belediye başkanı geliyorsa basın çağırılır. Hadi yine çağırılmadı olabilir, o zaman basına niye haber geçiyorsunuz, Milletvekili geldi, Büyükşehir Belediye başkanımız geldi, halk ile kucaklaştı şeklinde haber atıyorsunuz. Ben ne Milletvekilinin, nede Büyükşehir Belediye Başkanının halk ile kucaklaştığını görmedim. Attığınız resimlerde bile kendi yönetiminiz haricinde bir foto yok. Yani körler sağırlar birbirini ağırlar misali olmuş. Halktan niye korkuyorsunuz, veya basından bu kadar niye çekiniyorsunuz kendi kendinize geziyorsunuz. Basının olduğu yerde çok seslilik olur, her basın mensubu arkadaşım olayı farklı yorumlar ve sizde halkın içinde olduğunuzu, halkın nasıl bir sıkıntısı var basının sormuş olduğu sorular doğrultusunda bunu anlarsınız. Esnafa gittim diyorsunuz zaten sizin yönetim içinde olan veya üyesi olan kişi, başkan veya vekil soruyor işler nasıl çok şükür iyi, bu lafı duyanlar biraz daha zam diyor ve ülkenin hali.

Basın mensupları işini yaparsa bu işler düzelir, ben ve kurumum çağrılmadığımız hiçbir haberi yapmıyoruz, şu olabilir kurum bizi çağırmıştır, biz oraya o anda muhabir gönderememiş isek o haberi o kurumdan ister yaparız, o başka bir durum. Yani kimse şunu düşünmesin Alp medya ajans bizim partinin veya kurumun haberini yapmıyor bir durum mu var derseniz durum bundan ibarettir. Gazeteci iyi bir gözlemcidir, gazeteci halkın bilgi alma özgürlüğüdür, amme hizmeti yapar, dedikodu yapmaz, bizim çağrılmayıp bize gelen haber dedikodu haberidir, çünkü ben görmedim, duymadım, konuşmadım.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu