GündemKöşe Yazıları

Toplum Olarak Bitmişiz

Yolun başında olduğumuz o kadar şey var ki her gün bir yenisi ekleniyor.  Tam bitti diyoruz yeni uğraşlar, yeni çalışmalar ve her yeni güne ‘bismillah’ diyerek uyanışlar.

Tabi bir de yerinde sayıklayan insanlar, dünya yansa bir albur samanı yanmayanlar. Hiçbir işe yaramadığı halde her şeyi yapıyormuş gibi kendini haklı çıkaranlarla dolu etraf. Hani nefes alsa yeter misali, nefes almayı yaşamak sanarak, bir işin elinden tutmayacak, bir kitap okumayacak, eli kalem tutmayacak, emek nedir bilmeyecek ama her şeyi biliyorum havalarından da hiç vazgeçmeyecek. Böyle insanların dünyasında her şey tozpembe mi görünüyor yoksa karanlıklar içinde boğuluyorlar da kurtarılmayı mi bekliyor. Bence kurtarılmayı bekliyorlar. İnsan amaçsız hesapsız kitapsız yaşamayı nasıl kabullenebilir ki, ruhsuz olmalı böyle insanlar duyguları olmayan ya da ne bileyim içindeki keşfedilmeyi bekleyen bir çocuk vardır da kimse onun elinden tutmamıştır. Sen yaparsın deyip inanmamıştır, güven vermemiştir hiç kimse. Kaplumbağa gibi kabuğuna çekilerek bugün buldum bugün, yarın buldum yarın. Tabi istisnalar hariç. İnsan ne zaman başlarsa o zaman yolun başıdır. Günün, saatin, genci yaşlısı yaşın bir önemi yoktur başlarken. Zamanı durduramıyoruz fakat kendimizi durdurabiliriz, içimizdeki tembelliğe, umutsuzluğa yorgunluğa, kötülüklere dur deyip güzel şeylere merhaba diyebiliriz artık.

Örnek vermek isterim yüksek müsaadenizle, geçenler de bir seminere katıldım. Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadele eğitim ve farkındalık semineri. Ne tuhaf değil mi kadına şiddetin eğitimi ve farkındalığı. Kadına şiddet var, birde bunun çeşitleri var, fiziksel, ruhsal vb. Gibi sıralanıp gidiyor. Taciz, dayak vay halimize. Salondan içeri girerken bomboş bir salon, seminerin başlama saati gelmiş ancak içeride semineri anlatacak olan bayan konuşmacıdan başka kimse yok. Bir kaç dakika sonra bir kaç tane muhtarımız, milli eğitim müdürümüz, müftülükten bir görevli ve 3 jandarma görevlisi geldi. Yani iki elin parmaklarını geçmeyecek şekilde katılım vardı. Koskoca Ünye’ de seminere katılan iki elin parmağı kadar insan. Sokağa bakıyorsun sokaklar dolu, etraf kalabalık. Sanırsın herkes çok bilgili, hiç kimsenin bu eğitime farkındalığa ihtiyacı yok. Keşke asıl olan böyle olsa diyeceğim ama işin aslı herkesin kabuğuna çekilme sebebi, gerçekleri duymaya tahammülleri yok. Duyarsız bir millet olmuşuz haberimiz yok. Gerçi sokakta şiddet gören kadını çocuğu kurtarmaya cesareti olmayıp yanlarından geçen, başıma bir şey gelir korkusuyla nasılsa benim tavuğuma kış demedi deyip başkasının canını yanarken çekip giden izleyen, yardım etmek yerine o lüks telefonlarından video çeken merhametsizlerden böyle bir toplumun olmasını doğal karşılamak gerekir. Yani doğal diyorum kusura bakmayın, artık o kadar çok şeyi kabullendirdiler ki bu insanlara görmüyor, duymuyor, bilmiyor ancak maşallah ağızları iyi laf yapıyor. Sokak araları sohbetleri, akşam 5 çayı, altın günü, gelinim mutfakta, yeni gelin evleri, iğrençleşmiş programlar, ev ev, başka başka hayatlar elinde kumanda ile yerinden kalkmadan geziyorsa bir toplum tabi daha yerimizde çok sayıklarız. Aman rüyadan uyanmayın dışarıda gerçekler çok acı.

admin

admin

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu