GündemKöşe Yazıları

Uyanık İller Bakan Kapma Peşinde!

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde kampanyalar bütün hızıyla devam etmektedir. Özellikle Millet İttifakının Eskişehir ve Uşak da meydanları doldurması, bundan sonraki mitingler için lokomotif özelliği taşımaktadır. Böylesine kalabalık mitingler kararsız seçmeni tercihini netleştirmesi yönünde etkilemektedir. Kantarın topuzu Millet İttifakı yönünde ağırlığını hissettirmeye başlamıştır. Kampanyaya Bay Kemal, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu damgasını vurmaktadır. Meral Akşener de etkili mitingler yapmakta ve bir oy Kemale, bir oy Meral’e istemektedir. Millet İttifakının diğer paydaşları henüz kampanyaya ağırlıklarını koyamamışlardır.

Başından beri yazıyor, çiziyorum. Millet İttifakı Milletvekili seçimlerine ortak liste ile girmeliydiler. Bay Kemal kendisine oy isterken, bir oy Kemal’e, bir oy CHP’ye istemiyor. Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu da partilerine oy istemiyorlar. Korkarım bu tutum ve davranışları CHP’yi seçim sisteminin mağduru yapacaktır. Bu seçim sisteminde Milletvekili çıkarmaya yetmeyen bütün oylar birinci çıkacak partiye gitmektedir. Şayet İyi Parti birinci parti olamazsa, CHP’nin de birinci parti olmasını engelleyecektir. Bu durumda Meclis çoğunluğunu almak hayal olacaktır. Meclis de nitelikli çoğunluk sağlanamazsa Parlamenter Sisteme geçilmesi mümkün değildir. Böyle bir Meclis dağılımı, Sol İttifakı anahtar parti, hatta Ana Muhalefet Partisi yapacaktır.

Cumhur İttifakına gelince, orada Tek Adam sistemi seçim çalışmalarında da kendisini göstermektedir. Meydanlarda Erdoğan dışında etkili bir çalışma görülmemektedir. Bu ittifakta da Milletvekili seçimlerine ortak liste ile girilmesi başarılamamıştır. Ortak liste başarılmış olsaydı, daha şimdiden Meclis çoğunluğunun Cumhur İttifakının eline geçeceğini söylemek mümkün olurdu. İki büyük ittifak da sanki Sol İttifak yokmuş gibi hesap yapmaktadırlar. Halbuki kazın ayağı hiç de öyle değildir. Sol İttifak’ın yaklaşık 100 Milletvekili çıkarması mümkün görünmektedir. Millet ve Cumhur İttifakları hesaplarını geriye kalan 500 Milletvekili üzerinden yapmak zorundadırlar. Halen bu gerçeği görememiş olmaları Türkiye’yi bir dönem daha Tek adam rejimine mahkum edecek gibi görünmektedir.
Bizim bu seçimlerden beklentimiz, Erdoğan gitsin de ne olursa olsun demek değildir. Niteliği ne olursa olsun biz Erdoğan’ın yerine başka bir tek adam aramıyoruz. Beklentimiz sistemin değişmesidir. Ancak görünen tablo bu beklentimizin gerçekleşmesine yetmeyecek gibi görünmektedir. Hırslar gözleri kör etmiş, herkes kendi hesabını yapmaktadır. Bu durumda iktidara kim gelirse gelsin, Cumhuriyet tarihinin en büyük sorunlarının altından kalkması mümkün değildir. Bu günden tezi yok, herkes aklını başına toplamalı ve İyi Parti birinci olamayacaksa, CHP’nin birinci parti yapılmasına yönelmelidir. Seçimden sonra CHP listelerinden giren partiler ayrıldıktan sonra, CHP Ana Muhalefet Partisi bile olamamakla karşı karşıya kalabilir. Nasıl bu kadar umursamaz olduklarını anlamak mümkün değildir. Yarın evli evine, köylü köyüne döndüğü zaman partilerin pazarlık konuları da değişebilir.

Seçimden sonra, mevcut sisteme göre Cumhurbaşkanı Hükumet kuracaktır. Milletvekillerinden bakan yapılmayacağına göre, yine atanmış bakanlar ile yola devam edilecektir. Bazı iller Millet İttifakının paydaşları olarak organize olup, bakan kapma peşine düşmüşlerdir. Daha şimdiden Adalet Bakanının Çanakkale’den, Enerji Bakanının ise Balıkesir’den olacağı anlaşılmaktadır. Milletvekili listelerinde beklentileri karşılanmayan iller, aralarında birlik olarak üzerinde anlaşabilecekleri bir bakanı bölgelerine kazandırmalıdırlar. Bakanlık dağılımı partilere bırakılacak olursa, dağılımda çok ciddi bir adaletsizlik söz konusu olacaktır. Bakan alamamış olan iller veya bölgeler, hizmetlerden yeteri kadar faydalanamamaktadır. Bu nedenle uyumakta olan il ve bölgelerin uyanmaları gereken zaman, seçimin bitmesinden önceki iki haftadır. Ondan sonrası için geçmiş olsun demek gerekir.

Parlamenter sisteme geçiş öncesinde atanacak bakanların, ittifak partilerinin üzerinde anlaşacakları ortak adaylar olmasında fayda görülmektedir. Bakanlar partiler arasında siyasi kimlikler üzerinden paylaşılırsa, her bakanın partisine çalışma dönemi başlayacaktır. Böyle bir tablo çok geçmeden çekişmelere ve ardından da kopmalara yol açacaktır. Millet İttifakı iktidar olmaya daha yakın görünmektedir. Bakanlar atanırken ortak mutabakat metni çerçevesinde ortaya konulan hedeflere ulaşacak niteliklere sahip olmalarına özen gösterilmelidir. Siyaseti yönetmekle devleti yönetmek birbirinden ayrıdır. Her ikisinin de ayrı kuralları vardır. Bu nedenle bakan seçiminde devlet deneyimine önem verilmesi faydalı görülmektedir. Umarım bu yazdıklarım uyuyan illerin parti teşkilatlarına bir hareketlilik kazandırır. Kazandırmazsa, uyumak güzeldir, uyumaya devam edebilirler.

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu